60’lardan 2 resim, aile evinde

tuval üzerine akrikler…

sol başta, kızkardeşi Güler Akbaşoğlu

sağ başta, annesi Muammer Uluç

tam karşısında, yeğeni Can Akbaşoğlu

GALERİ I, kişisel sergi, 1968 ya da 1970

Ölüm Duvarı, 1999 İstanbul Bienali (ve depremi)

ahşap üzerine karışık teknik, 1999, 23’x!2,5′

1999 İstanbul Bienali (ve depremi) duvarları, Ölüm Duvarı-Hayat Duvarı

Asistanları ve Bienalin küratörü Paolo Colombo ile

Duvar fotoları Ömer Uluç Artist kitabından

ARA GÜLER’E SEVGİ, SAYGI

ara guler2

Bu arşive ve siteye Ara Güler’in katkısı devasadır; hakkı ödenemez. Bugün 18 Ekim 2018, kıymetli Ara Güler dünyamıza bu kez yepyeni bir açıdan bakmak için kanatlanırken, sitedeki ARA GÜLER fotoğraflarını bir araya getiriyoruz.

en üstte, Ara Güler çalışırken. foto: Venedikli fotoğrafçı Elio Montanari

MARİE-HÉLÈNE ♡

1951 tarihli “İlk Sergimiz” manifesto-risalesinden 2 sayfa

“İlk Sergimiz üzerine”, Tavanarası Resssamları, 1951, Fransız Konsolosluğu Galerisi

listenin başında Tavanarası Ressamları üyesi olarak sinema yönetmeni Atıf Yılmaz diye bildiğimiz Yılmaz Batıbeki’nin adı var, ancak 16 sayfalık manifestoda bir çalışmasının baskısı yer almıyor.

ÇALIŞMA ARASI, RUE ST CHARLES, PARİS

AFRİKA’DAN GELEN KUŞ

Ömer Uluç’un Afrika’dan getirdiği ve 4-30 Mart 1978’de Galeri Baraz’da sergilenen geleneksel Afrika sanatı heykelleri

Sevim Çavdar koll.

BİR YAZ GECESİ (80’lerin Sonu)



1. foto: Elfe Uluç


2. foto: VK

sol başta Nazan Ölçer ve eşi Cüneyt Ölçer

CATALOGUE RAİSONNÉ ÇALIŞMALARI BAŞLATILMIŞTIR

BAŞVURU MAİL ADRESİ: ulucvivet@gmail.com

çalışmaları takip etmek için CATALOGUE RAİSONNÉ yazılı kategoriyi tıklatın

CANNES, sigara sinema günleri



foto VK

AFRİKA’DA AT ÜSTÜNDE, NİJERYA LAGOS, 1975-1978

FOTOĞRAF (DİA/SLAYT) ÖMER ULUÇ

PARİS GALERİE LA ROUE SERGİSİNİN AFİŞİ, 1966

!6 RUE GRÉGOİRE DE TOURS, PARİS 6

PARİS EXELMANS, duvarda TANKER’li sergi afişi ve ARA GÜLER’den kupür

1981,tuval üzerine akrilik
aşağıdaki foto İbrahim Öğretmen

2009 “BEYLERBEYİ CİNLERİ” sergisi etrafında CEM YARDIMCI’nın videosu. Video PARÇALANMANIN KİMYASI sergisinde gösterildi ve kitabında DVD olarak yer aldı.

Yaratıklar / Creatures from m cem yardimci on Vimeo.

CANNES FİLM FESTİVALİ

elde kadeh

Güney Fransa’da

guney fransa copy

EXELMANS’TA KARGALAR ÖNÜNDE

exelmanstayız

KARGALAR, Çetin Altan’ın yazısı

kargalar:28Ekim86 salı

ÇETİN ALTAN ve diğer dostlarla KARGALAR önünde, 1986, Paris, Galerie Riedel

çetin altanla galerie riedel jpgNilgün Uysal, Feridun Aksın, Vivet Kanetti, Ömer Uluç, Çetin Altan

10 AYLIKSIN

omer10aylıkiyi ki doğmuşsun Omariç.

SÜNNET YATAĞINDASIN

sunnet:7 yaşındasın. Buradaki bakışına bayılıyorum. Hayattaki pek çok şeyin saçmalığı hakkında “blaze” bir kanaate varmış gibisin. Kolundaki koca saat, saten yastık vs., başındaki şey, sanki hiçbiri sende çocuksu bir coşku uyandıramamış… Fotonun arkasındaki notu biricik kardeşin Güler (80lerin en başında kaybediyorsunuz onu ve bu senin, sessizce hep, hep kanayan yaran oluyor) ufacık çocuk yazısıyla kaleme almış: ” Kardeşim Ömerin sünet (tek n ile) hatırası”. “Abim” değil de kardeşim demesi ayrıca dikkat çekici. Senin her tür otoriteye derin alerjin buradan da belli.

KIZKARDEŞİN, TEK KARDEŞİN GÜLER’İN (ULUÇ-AKBAŞOĞLU) NOTU

sunnet:Guler'in notu

11,5 YAŞINDASIN

omer11.5yasında

ömer11.5yasındayakışıklı, ciddi ve sanki çok şeyi fazlasıyla erken anlamış.

KIZKARDEŞİN GÜLER’E FOTO ARKASI YAZIN

omer11.5yasında:notve zaman içinde eklemeler…

FENERBAHÇE ANKARA

Kolay tahmin edilebileceği gibi, Ömer, onu o yapan tüm kişiliğiyle, babasının Kurtuluş Savaşı madalyasını (ki madalya ve kılıç bugün, Ömer’in değerli kardeşi Güler’in oğlu Can Akbaşoğlu’nda),  Ankara Fenerbahçe kulubünün kuruluşundaki rolünü, maçlarda oynamışlığını gündeme getirmeyi hiçbir zaman istemedi. Sadece kimi sanatçıların anlayabileceği bu tutuklukları aşması muazzam zaman aldı.

Ancak  2000’li yıllarda, bir gün, nasılsa, Fenerbahçe’nin tarihini kaleme almış, Güneş’ten arkadaşım, Ömer’le de Paris’te tanıştırdığım sevgili Ergun Hiçyılmaz’a, arkası eski Türkçe harflerle bezeli şu birkaç fotoğrafla gittik, Balık pazarı gerisindeki dükkanına. Ergun’un Fenerbahçe kitabı çıkalı epey olmuştu, fotoğrafları görünce heyecanla, şaşkınlıkla bize şöyle dedi: “Araştırmalarım sırasında sansasyonel bir habere ulaştığımı sandım. Hıncal Uluç’a telefon açıp, sizin gibi fanatik GS’lı bir ailenin babası, Fuat Uluç, meğer Fenerbahçe Ankara kurucularındanmış, orada da oynamış dedim. Hıncal abisine sordu, bir süre sonra da bana döndü, “O Fuat Uluç kesinlikle bizim babamız değil” dedi. O Fuat’ın Ömer Uluç’un babası olacağı bir saniye dahi aklımı yoklamadı ve işin ucunu bıraktım”.fenerbahce1 fuatuluc

FUAT ULUÇ İLK FENERBAHÇE’DE OYNARKEN

fenerbahce'de oynarken2

FENERBAHÇE, FUAT ULUÇ

fenerbahce3

EDİP CANSEVER VE FERİDUN AKSIN’LA (28 Mayıs, günlerden Edip Cansever)

BEBEK

YÜKSEL ARSLAN VE ÖMER, İSTANBUL

omer ve yuksel

2017 28 Ocak, John Berger’in yazısıyla anıyorum

johnberger1

John Berger yazısı, devam

j.berger2

John Berger yazısı, son

j.berger3

30 Ağustos 2016, iyi ki doğdun Ömer

chelsea otel

 

 

 

Chelsea Hotel, New York, 1999, foto:VK

karşıdaki binanın bir dairesinde bazı geceler hayaletlerin gezindiği Amerikan Komünist Partisi…

ve bir başka katta, YMCA!

TORTURE, 2002

“Although of tactile means, I find a curious resemblance structuraly between Uluç’s sculpture and some of Bruce Nauman’s work, the latter’s having a different cultural code that, nonetheless, connects on some universal level. I refer specially to Uluç’s most recent sculptural assemblages, entitled ‘Torture’ and ‘Bits and Pieces-Cosmos’ both from 2002. As with Nauman’s ‘cast head pieces’. I trust Uluç’s sense of intuition, the indirectness that gives a clear indication of human atrocity. “As one’s eyes adjust this indelible fragmentation, their parts in relation to the whole, a postmodern allegory begins to entice the viewer. One may enter into a delirium..””…of being haunted by memories, lost in conflation of language at any earlier moment in our existence.” Robert. C. Morgantorture3

savas planları, 2008-2009/ war plans

savas planlarisavas planları361“parçalanmanın kimyası, sağ el sol el desenleri” kitabından YKY

arifdamarkapak2

arifdamarkapak1

resmin tarihi: 1968, painting from 1968

 

 

Theory of “in-between”

“The West is more western, the East more eastern, and there are those like us “in-between”. The movements of human societies now are like centipedes or reptiles; they walk slowly but cover long distances. We are among them, so we cannot see these distances. But we feel that time is advancing everywhere, inside us. Centipedes and octopuses. This is a source of fear, and a nightmare. Those nightmares have eyes, they open and close their mouths; but we don’t hear what they say. There can only be assumptions we can consider as an art itself.”

Aralıklar teorisi

Batı, daha da Batı, Doğu, daha da Doğu ve bizim gibi aralıktakiler… Bugünkü insan topluluklarının hareketleri, yürüyen kırkayaklar, sürüngenler gibi; yavaşlar, mesafe alıyorlar. Biz de onların arasındayız, bu mesafeleri göremeyiz. Ancak duyuyoruz, zaman yürüyor her yerde, içimizde. Kırkayak ve ahtapot… Bu bir korku kaynağı, bir kâbus. Kâbusların sözleri vardır, ağızlarını açıp kapatırlar ve ama ne dedikleri anlaşılmaz. Ancak tahminler olabilir. Bunun bir sanatı olur mu?”

Ömer Uluç, Aralıkta Gidip-Gelmeler/ To and Fro in the Space in Between, YKY, page 33

ARİF DAMAR şiiri, 30 Ocak 2010, BEBEK CAMİİ

arif damar_kucuk

GENÇ KIZ VE LÔDOS

Çevre ıssız
Genç kız yolunda yürür giderken
Gerisin geri döndü apansız
Durmadan
Ama hiç durmadan
Arkasından itekleyen
Şiddetli lôdosa karşı dikildi
Çekilen bir beyaz yelken gibi
Lôdos
Şiddetle okşadı kızın memelerini
Hoyrat bir delikanlı okşarsa nasıl
Bir bilseniz
Öyle mutlu oldu ki şiirimde salınan kız
İsteksizce
Döndü yürüdü gitti
Lôdosa gelince
Çıldırdı yerinde duramadı
Gideni geri döndürmek için
Uğuldadı gürledi ardı sıra
O uzaktaki köşeyi dönene dek
Daha
Daha da şiddetlenerek

Arif Damar

Ocak / 2010

 

 

*HUBBLE

“Bu düşüncelere genel rölativite kuramı ile belirsizlik kuramı, parçacıklar fiziği, onların getirdiği kavram ve buluşlar da girdiğinde, ‘bütünsellik’ düşüncesinin gerçeği karşılamayan bir ideoloji, neredeyse siyasi bir organizasyon tasarımı olduğu çıkıyor ortaya. Biz sanatçılar Stephen Hawking ile beraber bilmeliyiz ki, ‘Uçtan uca yaklaşık yüz bin ışık yılı uzunluğunda ve yavaş yavaş dönen bir yıldız kümesinin içinde yaşamaktayız; sarmal kollarındaki yıldızlar, kümenin özeği etrafında birkaç yüz milyon yılda ancak bir kez dönerler. Bizim güneşimiz sarmal kollardan bir tanesinin iç kenarına yakın, sıradan, orta büyüklükte, sarı renkte bir yıldızdır.’ Sanat yapmak için yeterli bir tarif değil mi? Ben kendime göre uzayın Ulysses’i olarak gördüğüm, galiba tarihin en uzun uzay yolculuğunu yapmakta olan Hubble’ı büyük beklentilerle izlemiştim, o olağanüstü aynaları yenilenmişti ve şimdi de beklemekteyim, bakalım ne gönderecek diye.”                                                                                                                                                      

                                                                                                                                                                                Ömer Uluç, “heves kuşu durmaz döner” kitabı, sayfa 24, YKY, 2005

 

When the theories of general relativity and the uncertainty principle, particle physics, ans the concepts and discoveries that they bring are as present as they are today, an ideology that does not correspond to reality, the idea of ‘totality’ appears almost as a blueprint for a political organisation. We artists, together with Stephen Hawking, must recognize that we live in a slowly turning galaxy of stars that is approximately a hundred thousand light-years from end to end; that stars in its spiralling arms only revolve around the center of the galaxy once in several hundred million years; and that our sun is an ordinary medium-sized yellow star near the inner edge of one of these spiralling arms.”  That is a sufficient description to produce art, isnt’t it?  For myself, I watched Hubble, which I saw as the Ulysses of space, making the longest space journey of history, with great expectations. Those extraordinary mirrors have been renewed; and now I am curious about what it will send.

                                                                                                                                              Ömer Uluç, “bird of desire circles without end”, page 25, YKY, 2005

2009’da HIGGS BOZONUNU BEKLERKEN

Higgs bozonu CERN’de 2012’de “zaptedilecek”.

 

tahta figür ve hayvanlar mekânı/wooden figure and menagerie, 1996

mixed media, 100x140cm, 1996, Paris-İstanbul

Bayrak II

karışık teknik, 2005x135cm, 2002

Sarı Ağaç, 2001

tuval üzerine akrilik, 135x135cm, 2001

Bebek Sanat Galerisi’ndeki sergiden

üst üste, 2001

tuval üzerine akrilik, 135x135cm, 2001

Bebek Sanat Galerisi sergisinden

dog watching road, 4’6”x 30’6”, 2001

mixed technique

Yol ve Yola Bakan Köpek, 2001

tuval üzerine akrilik, 140x930cm, +heykel, 2001

bir kadın-kuş, kedi, tavuk/a woman-bird, cat, hen, 1987

tuval üzerine akrilik, 440x330cm, 1987, 1. İstanbul Bienali, Sinan Hamamı

Denizaltı-Bukalemun, Submarine-Chameleon, 1987, 1. İstanbul Bienali, Sinan Hamamı

tuval üzerine akrilik, 330x260cm, 1987, 1. İstanbul Bienali, Sinan Hamamı

karşılaşma, encounter, 1987, 1. İst. Bienali, Sinan Hamamı

tuval üzerine akrilik, 320x220cm, 1987, 1.İstanbul Bienali, Sinan Hamamı

siyah beyaz foto: ARA GÜLER

kadın-üç ölü kuş/woman-three dead birds, 1990

tuval üzerine akrilik, 200x150cm, 1990