Ömer Uluç’un çok sevdiği şiir Fern Hill, Nalan Kuruçim’in yorumu ve Cevat Çapan’ın Türkçesiyle.
(Ocak 2011, İKSV Salon), fotoğraf:Muhsin Akgün
Dinlemek için lütfen aşağıdaki play tuşuna tıklayınız.
(Esra Açıkgöz’e. Cumhuriyet Pazar, 4 Şubat 2007)
ECE AYHAN*
“Van Gogh tedavi edilseydi ressam olmazdı. Akıllılık ile delilik arasında ince bir ayrım vardır.”
E.A.– Hamlet (hayır, ‘kasaba’ anlamına değildir. Bir İnsan) hakkını aramak ve tüyler ürpertici bir “gerçek”i anlamak uğruna kendini deliymiş gibi gösterebilir, gösterir. “Gerçek”i ya da “gerçeklik”i aramanın, bence, ancak ve yalnız bir yoludur bu.
Ö.U.– Türkiye’de deliler çok önemli. Her ‘topluluk’ hayal kurar ya da kurabilir. Türkiye’nin delileri Türk olayının Türkiye’de düş görmesidir. Özgelimi Van Gogh tedavi edilseydi ressam olmazdı. Akıllılık ile delilik arasında ince bir ayrım vardır.
Turkish artist Omer Uluc’s remarkable new work speaks beyond a single medium. There is something uniquely inspiring and youthful about his work that reaches beyond cultural and social borders.
Devam →
TREATMENT INSPIRES DESIGNS FOR TURK ARTIST
Müge Akgün*
‘The Chemistry of Fragmentation – Right Hand, Left Hand Drawings’ an exhibition by one of Turkey’s most important names in the field of contemporary art, Ömer Uluç, is open at the Yapı Kredi Kazım Taşkent Art Gallery and Yapı Kredi Sermet Çifter Hall. His exhibitions are made up of works that he created during his chemotherapy treatment
Ömer Uluç, one of Turkey’s most important names in the field of contemporary art, has works called “The Chemistry of Fragmentation” and “Right Hand, Left Hand Drawings,” on display at the Yapı Kredi Kazım Taşkent Gallery and Sermet Çifter Hall. The exhibition has drawn a lot of interest from the public and has both surprised and pleased Uluç.
Hundreds of designs Uluç created during his chemotherapy treatment reveal his relation to art as well as his fight against cancer. What kept him alive during his treatment were his designs. When he was unable to use his right hand, he saw the designs he made with his left hand as if they were made by someone else.
Uluç explained the importance of right-hand, left-hand designs: “A side of art is to look for and find the unknown.” He said this philosophy can be applied to the Earth, as well. “The Earth is 14 billion years old. We are only at the beginning of time. The first explosion divided material into two and created anti-material. But then it disappeared. What happened to this anti-material? I left engineering 40 years ago, but still think about it.”
Fifty-four years have passed since Uluç opened his first exhibition in Boston. But when he first started painting, it was not easy for him to leave engineering. “The [art] business was morally satisfying, but at the same time it cost me a lot. Whenever I felt myself completely in painting, I had to go somewhere and do something to earn money as an engineer,” said Uluç. He worked for the United Nations Development Programme, or UNDP, city-planning project in Nigeria from 1971 to 1973.
Devam →
ECE AYHAN*
Sanatçı, resimde usluluğa ve ulusallığa karşı olduğunu belirtiyor. Ancak, Türk resmindeki “yaramazlaşma”nın da dışarıdaki “yaramazlaşma”nın denetiminde olduğunu vurguluyor. Türk ressamlarının fazla eğitildiğini söyleyen Uluç, yapılan resmin önce resim olduğunun unutulması gerektiğine dikkati çekiyor.
Ressam Ömer Uluç, son yapıtlarını Maçka Sanat Galerisi’nde sergiliyor. Uluç’un bu sergisinde ağır basan üç öğe, tarih, resimde usluluğa ve resimde ulusallığa karşı koymak. Sanatçıdan, bu üç noktayı bize biraz daha açmasını istedik.
Dinlemek için, lütfen aşağıdaki play tuşunu tıklayınız.
OCAK 2011, İKSV SALON
Seda Yörüker’in Ocak 2011′de İKSV Salon’da yaptığı konuşmayı dinlemek için, lütfen aşağıdaki play tuşuna tıklayınız.
Dinlemek için lütfen aşağıdaki play tuşunu tıklayınız.
Ocak 2011, İKSV SALON
Ahu Antmen*
Türk resminin en kendine has sanatçılarından Ömer Uluç’u, dün 79 yaşında kaybettik. 60′lı yıllarda Akademi karşıtı tavrıyla dikkat çeken Ömer Uluç, Batı’nın Doğu’dan aldığı görsel etkilerden ilk söz eden sanatçılardandı. Türk sanat tarihinde soyutun öncü isimleri arasında yer aldı. Mizahi yönünü ve yenilikçi tavrını koruyarak kendi görsel dünyasını kuran bir ressam oldu.
Modern Türk resminin en kendine has sanatçılarından birini, kendi kuşağının anti-akademik figürü Ömer Uluç’u kaybettik. 1931 doğumlu olan Uluç, yaşamının adeta son dakikalarına kadar resim yapmayı bırakmadı. Son sergisini 2009’un son günlerinde açtı, 2010’un başında hayata gözlerini yumdu. Duygusal olmak pahasına da olsa söyleyeceğim: Ölüm haberini aldığımda kulağımda öncelikle o şen kahkahası yankılanır gibi oldu, hayatı çok seven, derinliğiyle algılayan ve pek ciddiye almaz görünen, zeki ve mizahla dolu bir sanatçıydı Ömer Uluç, sanatı da kendi gibi hep çok renkli ve yeni arayışlarla doluydu.
Devam →